Müslüm Gürses Kimdir, Kaç Yaşında ve Neden Öldü? Müslüm Gürses’in Hayatıyla İlgili Merak Edilenler

Arabesk müziğin başarılı isimlerinden biri olan Müslüm Gürses, yediden yetmişe geniş bir hayran kitlesine sahip. Kariyeri boyunca pek çok albüme ve şarkıya imza atana sanatçı, hayatıyla da dikkat çekiyor. Gürses, acı dolu hayatıyla ve Muhterem Nur ile olan ilişkisiyle yaşamı boyunca sık sık gündeme geldi. Ölümünden tam dört yıl sonra hayatı ”Müslüm” adıyla beyazperdeye taşındı. Pek çok kişi sanatçının hayatını ve yaşadıklarını merak ediyor. Peki Müslüm Gürses kimdir, kaç yaşında ve neden öldü? İşte Müslüm Gürses hakkında merak edilenler…

Müslüm Gürses Kimdir?

Gerçek adı Müslüm Akbaş olan sanatçı, 7 Mayıs 1953’te Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinin Fıstıközü köyünde dünyaya geldi. Babası Mehmet ve Emine Akbaş çiftinin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Zeyno ve Ahmet adında iki kardeşi olan Gürses’in ailesi, ekonomik sıkıntılar nedeniyle kendisi 3 yaşındayken Adana’ya göç etti. 

Müslüm Gürses, ilkokuldan sonra eğitime devam edemeyerek, bir süre ayakkabı tamircisi ve terzi olarak çalıştı. Babasının engellemesine rağmen, annesinin desteğiyle 1967’de henüz 14 yaşındayken Adana’da bir çay bahçesinde düzenlenen ses yarışmasına katılan sanatçı, burada birinci oldu.

Müslüm Gürses’in Müzik Kariyeri

Sanatçı, yarışmadan sonra ‘Gürses’ soyadını kullanırken, bir yandan da halk eğitim merkezinde müzik dersleri almaya başladı. Usta sanatçı, katıldığı bir televizyon programında, o günleri şu sözlerle anlatmıştı: ‘Adana’ya geldik. Küçük bir evde oturuyorduk. O zaman Adana tabii ki çok sıcaktı. Herkes damda yatıyordu. Biz de tabii damda yatıyoruz, sıcak olması münasebetiyle. Kendimizce (şarkı) okuyorduk. Komşular, ‘Sesin güzel. Bir tane daha, bir tane daha oku.’ derdi. O sıralar, Mustafa diye bir kunduracı arkadaşımız vardı. Halk eğitim merkezine gidiyordu, bağlama çalıyordu. Halk eğitim merkezinin güzelliğinden bahsetti. ‘Ben de gidebilir miyim?’ dedim. Gelebilirsin dedi. Gittim, orada gayet güzel, müzik adına, insanları eğitiyorlar. 4 ya da 5. sınıftaydım. Bir müddet gittik. Orada piştik. Neyin ne olduğunu gördük. Değerli hocalarımız vardı.’

Kendisine yapılan teklifle kısa bir süre çay bahçesinde türkü söyleyen sanatçı, ekonomik sebeplerden ötürü sebebiyle terziliğe geri dönmek zorunda kaldı. . İlk plağı ‘Emmioğlu/Ovada Taşa Basma’ büyük başarı yakaladı

Sanatçı, 29 Mayıs 1969’da babası tarafından annesi öldürülünce büyük bir sarsıntı yaşadı. Bir iddiaya göre, aynı gün Gürses’in kız kardeşi Zeyno Akbaş’ı da öldüren babası, cezaevine girdi. Annesinin vefatının ardından geldiği İstanbul’da, ‘Giyin Kuşan Selvi Boylum/Hayatımı Sen Mahvettin’ ve ‘Gitme Gel Gel/Haram Aşk’ adlı iki 45’lik plak doldurdu. Gürses, ”Sevda Yüklü Kervanlar” adlı şarkısıyla geniş kitlelere ulaşmayı başarırken, ‘Sevda Yüklü Kervanlar/Vurma Güzel Vurma’ isimli 45’liği 300 bin basılarak dönemin rekorunu kırdı. Askerliğini Mamak’ta yapan sanatçı, daha sonra pek çok plağı hayranlarıyla buluşturdu.

Öldü Sanıldı, Morga Kaldırıldı…

Müslüm Gürses, 1978’de Anadolu turnesi dolayısıyla Tarsus’tan Adana’ya dönerken trafik kazası geçirdi. Sürücünün hayatını kaybettiği kazada, öldü sanılarak morga kaldırılan Gürses’in yaşadığı son anda fark edildi ve ameliyata alındı. Kazada, alnı ciddi biçimde zedelenen sanatçının başına, beynini koruyacak plaka takıldı. Gürses, kazadan dolayı koku alma duyusunu yitirdi. İşitme duyusu da ciddi biçimde zarar gören sanatçı, konuşmada zorluk yaşadı.

Müzik Dünyasındaki İkinci Büyük Çıkışı

Usta sanatçı, 1990’lı yılların başında ‘Özür Diliyorum Senden’, ‘İsyankar’ ve ‘Ben İnsan Değil miyim?’ adlı albümleriyle müzik dünyasında ikinci büyük çıkışını yakaladı. Yaşadığı acılarla sanatını yoğuran Gürses, şarkılarında, kendisini umutsuz, çaresiz hissedenlerin hislerine tercüman olmaya çalıştı. Bir röportajında Orhan Gencebay ile arasındaki farkı, ”Orhan ağabey bizim pirimizdir. Orhan Gencebay, ‘Böyle gelmiş, böyle gitmez’ diyor. Bizse ‘Böyle gelmiş, böyle gider’ diyoruz” sözleriyle ifade etmişti.

Müslüm Gürses ve Muhterem Nur Nasıl Tanıştı?

Müslüm Gürses, ünlü olmadan önce oyuncu olan Muhterem Nur’a aşıktı. Müslüm Gürses ve Muhterem Nur’un yolu 1982’de kesişti. İkisi de Malatya’daki bir gazinoda sahne alacaktı. Muhterem Nur kendisinin Gürses’ten önce sahne alacağını öğrenince çok bozuldu. Ona inat repertuarından bir şarkı söyledi. Bunun üzerine sahnede tartıştılar ve Gürses, Muhterem Nur’a tokat attı.  Bu yaşananlar üzerine ertesi gün Malatya’dan ayrılmaya karar veren Nur, otelde Gürses’in odasının önünden geçerken onu yatağın üzerinde bağlama çalarken gördü. Yanına gitti. Gürses, Nur’dan attığı tokat için özür diledi ve ilişkileri başladı.

Müslüm Gürses Neden Öldü?

Müslüm Gürses 15 Kasım 2012 tarihinde kalp krizi geçirdi ve hastaneye kaldırıldı. Kalp yetmezliği nedeniyle yoğun bakımda dört ay boyunca tedavi gördü. Müslüm Gürses, 3 Mart 2013’te, tedavi gördüğü İstanbul Memorial Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Ünlü sanatçı cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir