Tuvalu: İklim Krizi Nedeniyle Tarihin İlk Toplu Göçüne Hazırlanıyor

Tuvalu’da İklim Değişikliği Tehlikesi: Tarihin İlk Toplu Ulusal Göçü Gerçekleşiyor

Pasifik Okyanusu’nun ortasında, Avustralya ile Hawaii arasında yer alan Tuvalu, insanlık tarihinin en büyük iklim krizlerinden biriyle karşı karşıya bulunuyor. Toplam yüzölçümü yalnızca 26 kilometrekare olan bu mikro devlet, dokuz mercan adasından oluşmakta ve 11 bin kişiye ev sahipliği yapmaktadır. Ancak bilim insanlarının öngörülerine göre, 2050 yılı itibarıyla bu ülke haritalardan silinebilir. NASA’nın verilerine göre, son 30 yılda Tuvalu çevresindeki deniz seviyesi 15 santimetre yükselmiş durumda; bu oran küresel ortalamanın 1,5 katına denk geliyor. Araştırmacılar, mevcut koşulların sürmesi durumunda 2050’ye kadar ülke topraklarının neredeyse yarısının kalıcı olarak su altında kalacağını tahmin ediyor. UNICEF, 2100 yılına kadar bu oranın yüzde 95’e ulaşabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Başkent Funafuti, Tuvalu’nun ana adası olup, uzunluğu yaklaşık bin metre, genişliği ise 400 metreyle sınırlıdır; deniz seviyesinin sadece 50 santimetre üzerinde yer alıyor. Sıradan bir fırtına ya da beklenmedik bir yüksek gelgit bile adanın tamamını tehdit edebilmekte. Bu durum, Tuvaluluların günlük yaşamını derinden etkiliyor. Her yıl biraz daha küçülen vatanlarını izleyen halk için belirsizlik artık kalıcı bir kaygı hâline geldi.

Tuvalu, bu krizle yüzleşen ülkeler arasında harekete geçen nadir devletlerden biridir. Kasım 2023’te Avustralya ile imzalanan Falepili Birliği Antlaşması, dünya tarihinde benzeri görülmemiş bir adım olarak kayıtlara geçti. Bu anlaşma çerçevesinde her yıl 280 Tuvalulunun Avustralya’da kalıcı oturma izni için başvurması sağlandı. Başvurular, beklentilerin çok üzerinde bir rakama ulaştı. 18 Temmuz 2025 itibarıyla yapılan başvuru sayısı 8 bin 750’ye ulaşarak, toplam nüfusun yaklaşık yüzde 82’sine denk geliyor. Mevcut talep hızı devam ederse, tüm Tuvalu nüfusunun birkaç yıl içinde Avustralya’ya yerleşmesi bekleniyor. İnsanlık tarihinde bir devletin tüm nüfusunu başka bir ülkeye taşıdığı böyle bir süreç daha önce yaşanmamıştı.

Fiziksel varoluşun yanı sıra, Tuvalu kültürel mirasını da kaybetme riskiyle karşı karşıya. Dil, müzik, geleneksel uygulamalar ve toplumsal bellek, ana karanın sulara gömülmesiyle birlikte kaybolma tehlikesi taşımakta. Bu duruma karşılık olarak, Tuvalu yönetimi kültürel mirası dijital ortamda kayıt altına almak için kapsamlı bir proje başlattı. Hedef, ülke fiziksel olarak var olmasa bile gelecek nesillere aktarılabilecek bir “sanal müze” oluşturmaktır. Tuvalu, sadece bir devleti değil, aynı zamanda bir uygarlığı da koruma çabası içinde.